BsYaRisMaSi.Tr.Gg
Share/Save/Bookmark
HOŞGELDİNİZ
Ana Menü
Ana Sayfa
Forum
Resimler
Oyun
Video
Animasyon
Mizah
Haber
Önemli Günler
Chat
ATATÜRK
Öğretmenlerimiz
Ülkelerin Tanıtımı
Belgesel
SBS'nin Önemi
Okulumuz
Etkinlikler
Şiir
Bağlantılar
M.E.B
VBS
Ows
Vitamin
BAYRAK
Günün Resmi Ve A.sözü
Daha iyi olmaya çalışmayan iyi olarak ta kalamaz.

ulke

Ü L K E L E R İ  N    T A  N I T I M I

  İ T A L Y A

İtalya özellikle son yıllarda Türkiye' de en çok talep edilen gezi düzenlenen ülkelerin başında gelmektedir. Bunun en önemli nedenlerinden biri bu ülkenin Akdeniz ülkesi olması, ikliminden, mutfağından, müziğine kadar ülkemizle arasında büyük benzerlikler bulunmasının yanısıra tarihi eserlerinin hala ayakta olması, gösterişi ve halkının çok sıcak kanlı ve cana yakın olmasıdır.

İTALYA İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü : 301207 Km2

Başkenti : Roma

Toplum Yapısı : 60 Milyon civarında, Km2' ye 162 kişi düşüyor. Nüfus dağılımı itibarıyla kentlerde % 72, kırsal kesimde % 28. Yıllık nüfus artışı % 0.5

Resmi dili : İtalyanca

Belli başlı dinler : Hristiyan Katolik

Okuma yazma oranı : % 98. Üniversite sayısı : 42

Hastane yatak sayısı : 500 000

Ortalama ömür : Bayanlarda; 79.4, Erkeklerde; 72.9 Bebek ölüm oranı : 1000 canlı doğumda 8.7

Ekonomi : GSMH 1.090 Trilyon dolar,

Kişi başına ulusal gelir : 20 000 Dolar

Ticaret yaptığı belli başlı ülkeler : Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, ABD

YÖNETİM : Türü; Cumhuriyet. Yasa Gücü; Parlamento (Millet Meclisi ve Senato)

Yönetim Bölümlenmesi : 20 Bölge

ULAŞIM : Demiryolları toplam :16066 Km., Karayolları toplam : 305365 Km.

Başlıca Limanları : 9, Başlıca Havaalanları : 21

ROMA' DAKİ TÜRK BÜYÜKELÇİLĞİ

Ambasciata di Turchia Via Palestro, 28 Roma Tel : 00 39 6 475 15 49 - 474 14 35

İ S P A N Y A

Avrupa'nın güneybatısında İber Yarımadası üzerinde yer alan bir ülkedir. Yarımadanın batısında Portekiz vardır. İspanya Avrupa'nın 3. büyük ülkesidir. Kuzeydoğuda Fransa'dan Pirene Dağlaryıyla ayrılır.Doğu ve Güneydoğuda Akdeniz, kuzeybatı ve kuzeyde Atlas Okyanusu ile çevrilidir.Atlas Okyanusu kıyısının yaklaşık 1.100 km. güneybatısındaki Kanarya Adaları ile Akdeniz kıyısı açıklarında yeralan Balear Adaları İspanya 'ya aittir.İspanya 'nın Atlas Okyanusu kıyısı ile Cebelitarık Boğazı'ndan Palos Burnu'na kadar olan Akdeniz kıyısı sarp ve kayalıktır. Palos Burnu'ndan kuzeydoğudaki Kosta Brava'ya kadar uzanan kıyı kesimi alçak ve bataklıktır.

Turistler için gözde bir yöre olan Kosta Brava koyları, körfezleri, uçurumları ve kumsallarıyla doğal yapısı çeşitlilik gösteren bir kıyı çeşididir. Güneybatıda Cadiz Körfezi'ni çevreleyen kıyı bölgesi geniş düzlüklerden oluşur. İspanya'nın büyük bir bölümünü, deniz düzeyinden ortalama yüksekliği yaklaşık 600 m. olan geniş bir iç yayla kaplar. Bu iç yayla Sierra de Gredos ve Sierra de Guadarrama sıradağlarından oluşan Orta Cordillera dağ zinciri ile güneybatydan kuzeydoğuya doğru ikiye bölünür. Kuzey bölümü engebeli ve yüksek , güney bölümü ise alçaktır.Bu sıradağların yüksekliği yaklaşık 2.500 metreye ulaşır. Ülkenin öteki önemli sıradağları Fransa ile sınır oluşturan Pireneler , kuzey kıyısı boyunca uzanan ve yüksekliği 2.600 metreye ulaşan Kantabriya dağları ve Güneyde Sierra Nevada'dır. Ülke'nin en yüksek noktası Kanarya Adalarında yeralan, doruğu 3.718 metreye ulaşan Teide Tepesidir.

Guadalquivir dışında, ancak birkaç ırmakta gemiler çalşır.Ülkenin başlıca ırmakları Portekiz sınırnda güneye yönelerek Cadiz Körfezi'ne dökülen Guadiana ile Portekiz'den Atlas Okyanusuna dökülen Tajo ve Duero'dur.Bu ırmaklar iç yaylayı boydan boya kesen, derin kayalıklar vadiler oluşturur.Yazları suları azaldığından hiçbiri sulamaya elverişli değildir. Doğuya doğru akarak Akdeniz'e doğru dökülen Ebro Irmağı hem Kantabriya dağlarından hem de Pireneler'den doğan ırmaklarla beslenir, bu bakımdan sulamaya elverişlidir.

Tarihi İber Yarımadası'nda, İ.Ö. yaklaşık 25-10 bin yıl öncesinden kalan Altamira mağarası gibi mağaralarda, duvarlara çizilmiş bizon ve at resimlerine rastlanmıştır. Y.Ö. 1100'lerde Fenikeliler İspanya kıyılarında balıkçılığa ve ticarete dayalı koloniler kurdular. İ.Ö. 9. yy'dan sonra Yunanlılar'ın kurduğu koloniler ise Doğu Akdeniz ile ticaretin gelişmesini sağladı. Daha sonra bu kolonileri Kartacalılar ele geçirdi. İspanya, İ.Ö. 8. yy'da, Pireneler üzerinden gelen Keltlerin istilasına uğradı. İ.Ö. yaklaşık 6. - 5. yy'larda İberler adı verilen halk İspanya'nın güney ve doğu kesimlerine yerleşti. Yunanlı'ların etkisiyle özgün bir uygarlık geliştiren İberlerin bir yazı sistemleri vardı. Tarım ve hayvancılıkla uğraşıyorlardı. El sanatlarında da çok ileri gitmişlerdi. Keltler'in İberlerle karışarak kaynaşmasından Keltiberler olarak bilinen halk ortaya çıktı.

I. Kartaca savaşından sonra, Kartacalı'ların İber Yarımadası üzerindeki egemenliği sona erdi. İ.Ö. 19'da tüm yarımada Roma İmparatorluğu'nun denetimine girdi. Yaklaşık 400 yyl süren Roma egemenliği sırasında İber yarımadası, Roma uygarlğının etkisiyle gelişti. İber ve Klet dilleri yerini Latinceye bıraktı. Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra İspanya, Germen halklarının istilasına uğradı. Vizigotlar yarımadanın büyük bir bölümünü kapsayan güçlü bir krallık kurdular. İ.S. 711'de, Kuzey Afrikada'ki Emevi valisinin komutanlaryndan Tarık Bin Ziyad, Cebelitarık Boğazı'nı geçerek, İspanya'nın neredeyse tamamını ele geçirdi. Müslümanların kendi aralarındaki çatışmalarından yararlanan Vizigotlar 8. yy'da kuzeyde Asturias krallığının ardından güneye doğru yayılarak Leon Kastilya, Navarra ve Aragon krallıklarını kurdular. 13. yy başlarında kentlerin önem kazanmasıyla Cortes adı verilen meclisler ortaya çıktı. Bu meclis soylulardan, din adamlarından ve kent temsilcilerinden oluşuyordu. Hristiyan krallıkların Müslümanlarla savaşı yaklaşık 700 yıl sürdü. Müslümanlar yarımadadan çıkarıldıktan sonra Arargon va Kastilya'nın Katolik kralları dinsel ve siyasal birliği güçlendirmek gerekçesiyle Yahudiler'e, Müslümanlara ve başka dinsel gruplara baskı uygulamak için 1478'de papanın izniyle İspanyol Engizisyonunu kurdular.

1479'da Aragon Kralı Fernando'nun Kastilya Kraliçesi Isabella ile evlenmesiyle, İspanya'nın en güçlü iki krallığı birleşti. 1492'de Kastilya ve Aragon orduları Gırnata'yy ele geçirdi. Magriplileri denetim altına aldı. Aynı yıl Kraliçe Isabella'nın desteğiyle denize açılan Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfiyle İspanyol sömürgeciliği başlamış oldu. İspanya, Frenando ve İsabella'dan sonraki dönemlerde de Avrupada ki güçlü konumunu korudu. Daha sonraki yıllarda Flemenk topraklarını,İtalya'yı ve Portekiz'i egemenliği altına aldı. Aynı zamanda denizaşırı yayılmacılığını da sürdürerek Meksika'yı , Orta ve Güney Amerika'nın büyük bir bölümünü ve Filipinleri İmparatorluk topraklarına kattı. Bundan sonra İspanya'nın gücü giderek azalmaya başladı. Bunun nedenlerinden biri İmparatorluğun değerli kaynaklarının büyük ölçüde denizaşırı ülkelerde siyasal üstünlük kurmak amacıyla kullanılmış    olmasıydı.1588'de İspanyol Armadası, İngilizler karşysında ağır bir yenilgiye uğradı. Hollanda'lılar İspanyol egemenliğine başkaldırdı. Çok geçmeden Portekiz'i yitiren İspanya, Osmanlı'larla ve Fransız'larla yaptığı savaşlarda gücünü yitirdi.

İspanya Kralı II. Carlos ölüm döşeğinde tahtı Fransa kralı XIV. Lui'nin torununa bıraktı. Yeni Kral 1701'de V. Felipe adıyla tahta geçti. Böylece Yspanya'da Bourbon kralları dönemi başlamış oldu. V. Felipe etkili bir yönetim kurdu ve birtakım reformlara girişti. Bask ve Navarra dışında ki bütün topraklar doğrudan krallık yönetimine başlandı. Ne var ki Hollanda ve İtalya toprakları yitirildikten başka Cebelitarık'da İngiltere'ye başlandı. Fransız Devriminden sonra fransız orduları İspanya'ya girdi. 1805'teki Trafalgar Savaşın'da İspanyol donanması yok edildi. Bunu fırsat bilen Fransa İmparatoru Napolyon, Kardeşi Joseph Bonapart'ı İspanya tahtına oturttu. 1808'de İspanyollar Fransa'ya karşı ayaklandılar. Yarımada savaşı ( 1808 -14) olarak da bilinen İspanya Bağymsızlık Savaşında Fransızları ülkelerinden sürdüler. Bu gelişmelerin ardından İspanyol Amerika 'sında ayaklanmalar başladı. 1824'te İspanyol birliklerinin Peru'da yenilgiye uğramasıyla, sömürgelerin çoğu bağymsızlığını ilan etti.

Bourbon kralları döneminde belirli bir ekonomik canlanma olduysa da bu uzun sürmedi. 1812'de Cadiz'de toplanan Cortes ilk liberal anayasayı kabul etti. Engizisyon kaldırıldı.

İspanya 19. yy boyunca yeteneksiz hükümdarlardan ve iç savaşlardan çok zarar gördü. 1898'de İspanya - Amerika savaşı büyük bir yenilgiyle sona erdi. İspanya ; Küba , Porto Riko ve Filipinleri yitirdi. Bu olay İspanya tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu.

Silahlı faşist bir örgüt olan Falanj, Francisco Franco önderliğinde Cumhuriyetçilere karşy çıktı. Yaklaşyk 1 milyon kişinin öldüğü İspanya İç savaşının(1936-39) ardından Franco devlet başkanı oldu.

II. Dünya savaşında (1939-45) Franco, tarafsızlık siyaseti izlediğini söylemekle birlikte,iç savaş sırasında Franco'ya yardım etmiş olan Hitler ve Mussolini'yi destekledi. Bu yüzden batılı ülkelerce dışlanarak 1955'e kadar Birleşmiş Milletler'e alınmadı. Franco 1975'te öldü. Juan Carlos kral oldu. 1976'da başbakanlığa getirilen Adolfo Suarez Gonzales'in kurduğu hükümet yeni yasal düzenlemeler yaptı. Falanj'in kapatılmasından sonra ve İspanya Komünist Partisinin yasallaşmasından sonra 1979'da yapılan serbest seçimlerle demokrasi'ye geçildi. İspanya'nın demokratik yönetime dönüşü 1986'da Avrupa Ekonomik Topluluğuna kabul edilmesini sağladı. Bugün İber yarımadası dışında İspanya'ya ait olan topraklar yalnızca Kanarya ve Balaer adalarıdır.

HALK ve KENTLER : İspanya tarih boyunca Kuzey Afrika ve Avrupa'dan gelen akınlara sahne olmuştur. Bu günkü İspanyolların ataları İberler, Keltler, Fenikeliler, Yunanlılar, Kartacalılar, Romalılar, Vizigotlar, Vandallar, Araplar ve Magripliler'dir. Ortaçağda İspanya, dilleri ve töreleri birbirinden farklı, bağımsız krallıklara bölünmüştü. Ülkenin kuzeybatı ve iç kesimlerinde Kastilya ve Leon, kuzeyinde Navarra, kuzeydoğusunda Aragon, batısında Portekiz krallık ları, güneyindeyse Endülüs egemenliğindeki topraklar bulunuyordu. Ülkenin bugünkü dil ve kültür yapısı üzerinde en derin iz bırakan Kastilyalılar olmuştur. Bununla birlikte bazı bölgelerde değişik lehçeler egemendir. Katalonya, Balear Adaları ve Valencia'da Katalan dili; batıda kırsal kesimde Portekizce'ye benzeyen Galica lehçesi; Kuzeydeki Bask bölgesinde öbür dillere benzemeyen eski ve özgün bir dil olan Euskara konuşulur. Kuzeybatıda yaşayan Galicialılarda Bsaklar gibi bağımsızlığına düşkün bir halktır. Dilleri ve töreleri daha çok Portekizlilere benzer. İspanya'da her bölgenin kendine özgü geleneksel giysileri, folklörü, şarkıları ve dansları vardır. Hepsinin ortak geleneği ise Fiesta denen şenliklerdir. Boğa güreşleri, futbol, basketbol ve Pelot gibi oyunlarda İspanyol halkının yaşamynda önemli bir yer tutar. Halkın büyük çoğunluğu Katolik, bir bölümü ise Protestandır. Museviler Hristiyan olmayan en büyük topluluğu oluşturur.

İspanya'nın başkenti Madrid ülkenin neredeyse tam ortasına düşer. Başlıca limanı sanayi merkezi Akdeniz kıyısındaki Barcelona'dır. Barcelona tarihsel yapıların yanısıra Katalonya'lı mimar Antonio Gaudi'nin tasarımı olan modern yapılarıyla ünlü, güzel bir kenttir. Ülkenin öteki önemli kenti Valencia, Akdeniz kıyısındadır. Portakal ve limon ağaçlarıyla çevrelenmiş olan bu kent beyaz badanalı evleri, kubbe ve kuleleriyle, daha çok Arap kentlerinin özelliklerini taşır. Güneybatı İspanya'da Sevilla ve Granada kentleri tarihsel yapılarıyla ünlüdür.

İSPANYOL SANATI : Ortaçağ'da doğu ve batı kültürlerinin buluştuğu bir kavşak olan İspanya, yüzyıllardan beri sanata beşiklik etmiş bir ülkedir. Roma döneminden kalma çok sayıda heykelin yanı sıra 8. yy'da başlayan Müslüman istilası İspanyol - Magrip sanatının doğmasına yol açmıştır. Bu sanattan günümüze Kurtuba Camisi ve Elhamra Sarayı gibi eşsiz yapılar ile ustalıkla işlenmiş fildişi eşya, ahşap oyma panolar, kabazaları işlemeli silahlar ve seramikler kalmıştır. Tuğla duvar örmekte, oymalı alçıdan ve sirli topraktan mozaik duvar süslemeleri yapmakta olan usta olan Müslüman işçiler yapı işlerinde çalışarak, yeni yapılara damgalarını vurdular. Bunlardan başka yontma taştan yapılma ve anıtsal heykellerle bezeli yapılarda ortaya çktı. İspanyol sanatçılar ahşap oymacılıkta ve kuyumculukta da çok zarif ürünler verdiler.12. yy'yn ikinci yarısından sonra İspanya'ya yerleşen gotik üslup Hristiyanlıkla bütünleşerek Katedral ve Kilise yapımlarında uzun süre etkisini gösterdi. İtalyan Rönesansı'nın etkisiyle İspanya'da resim, heykel ve mimarlıkta önemli gelişmeler oldu.

İspanya yetiştirdiği büyük ressamlarla , dünya resim sanatının zenginleşmesine katkıda bulundu. Çarpıcı üslupları ve yetkin yetenekleriyle önde gelen İspanyol sanatçıları arasında El Greco, Jose de Ribera, Francisco de Zubaran , Diego Velazquez ve Goya sayılabilir. 16. ve 17. yy'da İspanya sanat, edebiyat, bilim ve felsefede çok ileri gitmişti. Altın çağ olarak nitelenen bu dönemden sonra ülke dinsel bağnazlaşan ve hoş görüsüzlüğün egemen olduğu engizisyonun pençesine düştü. Büyük acıların yaşandığı 18.ve 19. yy'da İspanya, Avrupa kültüründen uzaklaşarak kendi içine kapandı. 20.yy'yn ilk yarısının ilk yarısında ise faşizmin sanat ve kültür üzerindeki baskıları gelişmeyi yavaşlatmakla birlikte yeni akımların ortaya çıkmasını ve dünya çapında ünlü sanatçıların yetiımesini önleyemedi.

Resimde Joan Miro , Pablo Picasso ve Salvador Dali; müzikte Antonio de Cabézon, Domenico Scarlatti ve Manuel de Falla bunlar arasındadır. Usta piyanist Jose Yturbi, gitarcy Andres Segovia ve Soprano, Victorio delos Angeles de İspanya'nın yetiştirdiği değerli sanatçılardır.

İKLİM, BiTKİ ÖRTÜSÜ ve HAYVAN VARLIĞI : İspanya'nın kuzey ve kuzeybatı kıyılarında yaşıyan ve iliman bir iklim; iç bölgelerde yazları sıcak ve kurak kışları soğuk geçen kara iklimi hakimdir. Güneyde ve Güneydoğuda hemen hemen hiç kış olmaz, yazlar ise sıcak ve kurak geçer.

ispanya'da bitki örtüsü iklim gibi çeşitlilik gösterir. Ülke'nin kuzeyi, kuzeybatısı ve dağ yamaçları yaprak döken ormanlarla ve geniş çayırlarla kaplıdır. İç yaylada iğneyapraklı ağaçlar, ırmak boylarında ardıç, dişbudak ve kavak yetişir. Daha yüksek ve kuru kesimlerde yer yer katırtırnağı, mersin ve adaçayına rastlanır. Ülkenin batısında ve kuzeydoğusunda, Barselona yakınlarında çok değerli bir ağaç olan mantar meşesi ve kestane ağaçları vardır. Güneyde ve Güneydoğuda çorak ve geniş düzlükler, bodur çalılarla ve yabani otlarla kaplıdır.

İspanya hayvan varlığı bakımından da çok zengindir. Kuzeydeki dağlık bölgelerde, geyik, dağ keçisi, Pirenelerde kartal, akbaba ve orman tavuğu yaşar. İç yaylada kurt, vaşak ve tavşan, güneyde kuyuksüren, kartal ,Guadaquivir vadisinde kertenkele ve bukalemun gibi sürüngenler, dağlık bölgelerde semenderler ve hemen hemen her yerde kaplumbağalar vardır. İspanya ördek, kaz, flamingo, leylek, su çulluğu ve bıldırcın gibi göçmen kuşlar için Avrupa ile Afrika arasındaki başlıca konaklama yeridir.

TARIM ve SANAYİ : İspanya, sanayisi gelişmekte olan bir tarım ülkesidir. Ne var ki, iklimin sert, toprağın verimsiz, uygulanan yöntemlerin eski oluşu tarımsal ürünü olumsuz yönde etkilemektedir. Başlıca ürünler buğday, arpa , patates, soğan, şekerpancarı ; Valencia ve Murcia'nın kıyı düzlüklerinde pirinç ve ülkenin kuzeybatı bölgesi dışında tüm bölgelerde yetişen zeytindir. Güneyde ve doğudaki kıyı şeritlerinde yetiştirilen portakal ve domates büyük ölçüde dışarıya satılır. Hayvancılığın ülke ekonomisine katkısı önemlidir. En çok koyun ve keçi beslenir.İspanya özellikle postundan iyi cins yün elde edilen merinos koyunuyla ünlüdür. Kyrsal kesimlerde ulaşımda eşek kullanılır.

İspanya şarap üretiminde Avrupa'nın üçüncü önemli ülkesidir. Ayrıca Endülüs Katalonya ve batıda Estremadura'da yetişen mantar meşesinden mantar elde edilir.

İspanya, Avrupa'nın önde gelen kömür merkezlerinden biridir. Kömür en çok Kantabria dağlarından çıkarılır. Yaygın olarak bulunan demir yataklarından başka güneybatıda Huelva yöresinde pirit vardır. Ayrıca kurşun, bakır, çinko, tungsten ve civa bulunur.

İspanya'da sanaileşme oldukça geç başladı. Bilboa, Valencia, Sevilla ve Cadiz'de gemi yapımcılığı, Barcelona, Bilboa ve Madrid'de motor, makine ve elktrikli ev aletleri üretilir. Madrid'de de bir uçak fabrikasy vardır. Öteki önemli sanayi dalları demir-çelik, otomobil kimyasal maddelerdir. Dokuma sanayisinin merkezi Barcelona'dır. İspanya ayrıca denizcilikte de çok ileridir. Bask yöresinde yapılan tabanca ve tüfekler çok ünlüdür. Ülkede bulunan uranyum kaynaklaryndan yararlanacak bir nükleer enerji santralı tasarımı varsa da, İspanya'da elektrik üretimi büyük ölçüde petrole ve hidroelektirk enerji santrallarına dayalıdır.

İspanya'da oldukça gelişkin bir ulaşım sistemi vardır. Demiryolları ve karayollarının çıkış noktası Madrid' dir. Denizyolu ve deniz taşımacılığı dış ticarette önemli rol oynar. Başlıca limanlar kuzeyde Gijon, Aviles, El Ferrol Vigo, La Coruna,Santander ve Bilboa, güneybatıda Cadiz ve Sevilla, Akdeniz kıyısında Cartagena, Valencia ve Barcelona'dır. İspanya'nın dünyanın birçok ülkesiyle havayolu bağlantısı vardır. Başlıca havalimanları Madrid, Barselona ve Sevilla'dır.

Turizmin ülke ekonomisine katkısı büyüktür. İspanya'ya her yıl 30-40 milyon turist gelir. Kıyılarda çekici oteller ve dinlence yerleri vardır.

ALICANTE : İspanya'da liman kenti. İspanya'nın güneydoğu kesiminde, Akdeniz kıyısında, Valencia'nın 124 km güneyinde yer alan, aynı adlı ilin merkezi olan Alicante'nin nüfusu 251.387'dir. Liman etkinliklerine başlı olarak sanayi ( dokuma sanayisi; şarap ve puro yapımcılığı ) ve turizm gelişmiştir.

İ.Ö. IV. yy'da kurulan Y.Ö. 201'de Romalılar tarafından alınarak adı Lucentum'a dönüştürülen Alicante, 713'te Magribliler tarafından fethedildi. 1265'te Aragonlu Jaime I tarafından geri alındı.

BARCELONA : İspanya'nın nüfus bakımından ikinci büyük kenti ( 1.707.282 nüf. ) ve başlıca limanı. Barcelona ilinin ve Katalonya özerk bölgesinin merkezi olan, 91 km2'lik bir alana yayılan Barcelona, Akdeniz kıyısında, yükseltisi 192 m'yi bulan Montjuic tepesinin eteklerinde kurulmuştur. Besos ve Lobregat ırmaklarının vadileri, Montjuic'in arkasındaki dağlar arasında ulaşıma elverişli geçitler oluşturur ve iç bölgelerle ulaşımı kolaylaştırır.

GÜNÜMÜZDE BARCELONA : Her birinin nüfusu 100.000'in üstünde 5 sanayi kenti içeren Barcelona " büyükşehir " alanı 487 km'ye yayılmış ve nüfusu 4 milyonu aşmıştır. İspanya'nın en önemli üretim merkezi olan kent, aynı zamanda da önemli bir bankacılık, finans ve turizm merkezidir.

Büyük bölümü Katalanlardan oluşan nüfus, Franco yönetimi sırasında yasaklanmış olan Katalan dilini yaygın biçimde konuşmaktadır.

Liman yakınındaki, iki yanı ağaçlarla süslü Rambla caddesiyle Rambla meydanına başlanan eski kesiminde, birçok eski anıt, günümüzde de ayaktadır: Roma döneminden kalma yıkıntılar; Ortaçağ'dan kalma katedral; çok sayıda eski saray ve ev.

İspanya'nın sanayi üretiminin beşte biri Barcelona'da gerçekleştirilir. Başlıca sanayi kolları arasında dokuma sanayisi (yünlü ve pamuklu kumaşlar ), deri işçiliği, yakın dönemde yerleşmiş olan makineler ve otomobil yapımı, kimya sanayisi, vb. sayılabilir. Yaklaşık 11 km uzunluğundaki liman ülkenin başlıca limanıdır ve İspanya'nın gerek dışalım, gerek dışsatımının büyük bölümü buradan yapılır.

Kent aynı zamanda da önemli bir kültür merkezidir: Aragon kralı Alfonso v'in buyruğuyla 1430'da kurulan Barcelona Üniversitesi, Katalan Kültürü müzesi, Picasso'nun yapıtlarının büyük bölümünü içeren Picasso müzesi, vb. çok sayıda resim müzesi ve sanat galerisi.

Kent ayrıca, 1992 Barcelona Olimpiyatları için yapılmış olan Sant Jorti stadyumuyla ve Gaudi'nin yapıtlarıyla (ömrü boyunca çalışan Sagrada Familia kilisesi, Güell sarayı, Battlo evi, Mila evi ) ünlüdür.

TARİH : Kartacalılar tarafından kurulan, adının Kartacalı Barca ailesinin adından geldiği sanılan Barcelona, Romalılar döneminde önemli ölçüde gelişti. 711'de Araplar tarafından fethedilip, 801'de Franklar tarafından alındı. XI. yy'da bağımsız bir krallığa dönüşüp, 1137'de Aragon Krallığı topraklarına katıldı ve çok geçmeden, Cenova ve Venedik'le yarışan bir ticaret merkezi haline geldi. XVI. yy'da gerileyen, XIX. yy'ın sonuna doğru limanın yenilenmesiyle, yeniden ticari önemi artan kent, İspanyol İç Savaşı yıllarında Franco karıştı cumhuriyetçilerin başlıca direnme merkezi oldu.

CORDOBA: İspanya'nın güney kesiminde kent. Andelucia'da, Morena dağlarının eteğinde, Guadalquivir ırmağı kıyısında yer alan Cordoba'nın ( Arapça Kurtuba ) nüfusu 272.309'dur. Başlıca gelir kaynaklarını turizm ve sanayinin ( şarap fabrikası, dokuma sanayisi, metalürji, zeytinyağı fabrikaları, vb. ) oluşturduğu kent, aynı zamanda da çevresindeki verimli tarım ( zeytin, üzüm, tahıl, pamuk, vb. ) bölgesinin ticaret merkezi ve önemli bir kültür ( üniversite, Arkeoloji müzesi, Güzel Sanatlar müzesi, vb. ) merkezidir.

İlk olarak İberlerin yerleştikleri, Y.S. II. yy'da zengin bir Roma sömürgesine dönüşen Cordoba, Vizigotlar tarafından alınıp ( 572 ), Araplar tarafından fethedildi ( 711 ). Kurtuba emirliğinin merkezi olup, Emevi sülalesinden emirlerin yönetimi altında büyük ölçüde gelişti. Mimarlık anıtlarıyla, 400.000 kitaplık bir kütüphaneyle, vb. donatıldı. 1236'da İspanyollar tarafından geri alındı.

GRANADA : İspanya'nın güney kesiminde kent. Küçük, ama verimli bir ovanın ortasında, Genil ırmağı kıyısında yer alan, aynı adlı ilin merkezi olan Granada'nın ( Arapça Gyrnata ) nüfusu 268.670'dir. Akdeniz ikliminin yumuşak bir biçiminin etkisindeki kentte, sanayi ( petrol arıtılması, sepicilik, demir-çelik tesisi, dokuma sanayisi ) oldukça gelişmiştir. Ama başlıca gelir kaynağını, görkemli geçmişine tanıklık eden dev anıtların ( XIII. - XIV. yy'larda yapılan Elhamra Sarayı, Mağribliler döneminden kalma evler, Ferdinando II ve Isabel I'in mezarları, vb. ) çektiğii turistler oluşturur.

Küçük bir köy olan Granada, Arap egemenli?ine girip adı Gırnata'ya çevrilerek, XI. yy'da Beni Ziri sülalesinin kurduğu emirliğin ( 1031 - 1090 ) merkezi olunca hızla gelişmeye başladı. Murabıtların ve Muvahhitlerin egemenlik dönemlerinden ( 1090 - 1238 ) sonra, Beni Ahmar ( Nasriler ) sülalesi tarafından yönetilip, bu sülalenin 250 yılı aşkın yönetimi boyunca görkemli bir ticaret ve sanat merkezine dönüştü. 1492'de İspanyolların eline geçmesiyle (1492), son hükümdarı Ebu Abdullah ( Boabadil ) sürgün edildi ve İspanya'da Mağriblilerin egemenliği sona erdi. XVII. yy'da, yahudilerin ve hristiyanlığa dönmüş Arap asıllıların sürgün edilmesinden sonra hızla geriledi.

MADRID : İspanya'nın başkenti ve en büyük kenti. Ülkenin orta kesiminde, 640 m yükseltide yer alan Madrid'in nüfusu 3.200.000'dir ( çevre beldeleriyle 4.750.000 ).

TARİH : İber yarımadasının ortasındaki elverişli konumu nedeniyle Arapların kurdukları kalenin ( Macrit ) Castilla kralı Alfonso VI'nın eline geçmesinden sonra, kalenin çevresinde gelişen Madrid, XIV. ve XV. yy'larda Castilla krallarının dönem dönem oturdukları bir krallık kenti, Felipe II döneminde de İspanya'nın başkenti ( 1561 ) oldu.

2 Mayıs 1808'de, Carlos IV'ün tahttan çekilmesini sağlayan Fransızların ülkeyi işgaline karşı bir ayaklanma başladıysa da, general Murat ayaklanmayı kanlı biçimde bastırdı ve Napolyon 4 Aralık 1808'de kente girdi. İç savaş sırasında (1936 - 1939 ) General Miaja komutasındaki cumhuriyetçilerin savundukları kent, Franco'nun birliklerine 25 Mart 1939'a kadar direndi.

GÜNÜMÜZDE MADRID : Günümüzde Madrid, her şeyden önce, ülkenin yönetim merkezi olmakla birlikte, sanayi de büyük ölçüde gelişmiştir: Ulaşım araç ve yedek parçaları yapımı; dokuma ve deri sanayileri; kimya sanayisi; plastik maddeler yapımı; besin sanayisi; makine ve elektrikli araç-gereç yapımı; basımcılık ve yayıncılık; sinema sanayisi; vb. Aynı zamanda da İspanya'nın bankacılık ve finans merkezi olan kent, tarihsel anıtları ( Descalzas Reales kilisesi ve manastırı; 1617'de Juan Gomez de Mora'nın düzenlediği Plaza Mayor ( Büyük Meydan ); 1719'dan kalma Toledo köprüsü; 1722'den kalma San Fernando düşkünlerevi; 1737'den sonra İtalyan mimarları Juvara ve G.B. Sacchetti'nin planlarına göre yapılan görkemli krallık sarayı; kubbeleri Goya tarafından süslenmiş S. Antonio de Florida kilisesi, vb.) ve zengin müzeleriyle ( Prado müzesi; Güzel Sanatlar Akademisi müzesi; Ulusal Arkeoloji müzesi; Çağdaş Sanat müzesi; vb. ) çok önemli bir turizm merkezidir.

ULAŞIM : İspanya'nın her yanına ulaşan demiryolları ve karayolları aşının kavşak noktası olan Madrid, ayrıca havayoluyla ülkenin başlıca kentlerine ve uluslararası havaalanıyla dünyanın her yanına başlanmıştır.

SEViLLA : İspanya'nın güneybatı kesiminde kent. Andalucia ovasında, Guadalquivir ırmağının sol kıyısında, Atlas okyanusu kıyısındaki Cadiz limanının 100 km. kuzeydoğusunda yeralan, aynı adlı ilin merkezi, Güney İspanya'nın başlıca kenti ve ülkenin dördüncü büyük kenti olan Sevilla'nın nüfusu 678 218'dir. Cadiz limanının dış liman işlevi görmesinin yanısıra, ırmak limanı da açık deniz gemilerinin ulaşmasına elverişli olan kentten, çevredeki bölgede yetiştirilen şarap, tahıl, tütün, maden filizleri, portakal, üzüm gibi ürünlerin dışsatımı yapılır. Sanayi de oldukça gelişmiştir:Çanak çömlek, silah yapımı, tersaneler, besin sanayisi vb. Ama herşeyden önce bir turizm kentidir: Romalılardan kalma yapıtların sergilendiği Arkeoloji müzesi; eski kentte XIII. yy'dan kalma Torre del Oro (Altın Kale); Krallık Sarayı Alcazar; kiliseye dönüştürülmüş birçok cami; Eski ulucami'nin yerinde yapılmış Katedralde dev boyutlu minare la Geralde (XII. yy. sonu ); 1. Rönesans döneminden, Klasik dönemden ( Juan de Merrana'nın planlarına göre yapılmış Lonja ) ve barok dönemden ( Leonardo Figueroa'nın yaptığı hastane;S. Telmo rahip okulu vb. ), kalma anıtlar; Katedralde, kiliselerde ve Güzel sanatlar müzesinde ( eski La Merced Manastırı) Sevilla Heykel ( Martinez Montanes vb. ) ve resim ( Juan de las Roelas,Yaşlı Herrrera, Zurbaran, A. Cona, Murillo, Valdes, Leal vb.) okullarının pek çok yapıtı.

TARİH : İberler tarafyndan ''Hispalis'' adyyla kurulan Sevilla, Sezar tarafından ele geçirilerek Baetia eyaletinin merkezi oldu. Vizigotlar tarafından alınıp, önemli bir din ve kültür merkezine dönü?tü. Müslümallar tarafyndan fethedilince (712), önce Kurtuba'yı gölgede bırakarak, XIII. yy. sonunda Muvahhitlarin başkenti oldu. 1248'de Castilla Kralı Fernando III tarafından müslümanlardan alınıp, XVI. yy'da Amerika kıtasıyla ticaret tekelini ele geçirdi ve şaşılacak hızla zenginleşti. Ama İspanyol İmparatorluğunun çökmesi ve XVII. yy'da Cadiz liman olarak gelişmesi karşısında, belirli bir ölçüde geriledi. İspanya iç savaşının ( 1936-1939 ) başlangıç döneminde, Franco'nun birlikleri tarafından alındıysa da, savaştan pek zarar görmedi.

TOLEDO : ;İspanya'nın orta kesiminde kent. Tajo ırmağı kıyısında, Madrid'in 70 km güneybatısında yeralan, aynı adlı ilin merkezi olan Toledo'nun nüfusu 54.300'dür. Geleneksel el sanatları ( kılıç yapımı, metal işlenmesi, vb. ) da sürdürülmekle birlikte, olağanüstü tarihsel anıtlarıyla ( bazı bölümleri Vizigotlardan kalma, müslümanlar ve hyristiyanlar tarafından yapılmış surlar. Sonradan Cristo de la Luz kilisesine dönüşürülmüş, 980'den kalma Bab ül Merdum camisi. Mudejar üslubunda birçok kilise ve XIII. yy'dan kalma S. Maria la Blanca, XIV. yy'dan kalma el Transito sinagogları. Yapımına 1425'e doğru başlanan XVIII. yy'a kadar sürekli zenginleştirilen görkemli katedral, Juan Guas'ın yaptığı, geç dönem gotik üslubunun başyapıtlarından sayılan S. Juan de la Reyes kilisesi ve manastırı. Rönesans üslubunda San Cruz katedralinin rahipler salonu ve hastanesi. Klasik Rönesans üslubunda S. Juan Bautista ya da Tavera hastanesi (günümüzde müze ), 1577'de kente yerleşen El Greco'nun birçok yapıtı ), ülkenin başlıca turizm merkezlerinden biridir.

Eski Yunanlılar ya da Fenikeliler tarafından kurulduğu sanılan Toledo, Vizigotların din merkezi haline geldi. 711'de müslüman Araplar tarafından fethedilip, Kurtuba'nın gölgesinde kalması üstüne, sık sık ayaklandı. XI. yy. başında özerk bir müslüman devletinin merkezi olup, 1085'te Leon ve Castilla kralı Alfonso VI tarafından alınarak başkent yapıldı. 1561'de Felipe II'nin Madrid'e yerleşmesiyle başkent işlevini yitirdi.

VALENCIA : İspanya'nın doğu kesiminde kent. Turia ırmağı kıyısında, Akdeniz kıyısından 3 km içeride, Madrid'in 300 km güneydoğusunda yer alan, aynı adlı ilin merkezi olan Valencia'nın nüfusu 758.738'dir. 3 km ötedeki El Grao limanından çevresindeki verimli bölgenin tarım ürünlerinin ( portakal, pirinç, sebze, şarap, zeytinyağı ) dışsatımı yapılan Valencia, aynı zamanda da çok sayıda tarihsel anıtıyla, önemli bir turizm merkezidir: Genellikle Katalan üslubunda ( gotik ) yapılmış, barok dönemde değişikliğe uğratılmış, Vicente Masip ile o?lu Juan de Juanes gibi Valencia'lı ressamların yapıtlarıyla süslü birçok dinsel yapı ( 1262'de yapylmy? katedral, vb. ); XV. yy. gotik üslubunda Lonja de la Seda ve Dos Aguas sarayı; vb.

Eski Yunanlılar tarafından kurulan, Kartacalılar ve Romalılar tarafından alınan Valencia, 714'te müslüman Araplar tarafından fethedilip, bağımsız bir müslüman emirliğinin merkezi oldu, 1094 - 1099 arasında El Cid Campeador'un işgalinde kalıp, 1238'de Aragon kralı Jaime I tarafından Araplardan alındı. 1261'de kraldan aldığı ayrıcalıkları, İspanya Veraset Savaşı'ndan sonra yitirip ( 1707 ), Fransız işgaline ( 1808 - 1813 ) karşı direnişin başlıca merkezi, iç savaş sırasında da iki kez ( 1936 ve 1939 ) cumhuriyetçi hükümetin merkezi oldu.

F R A N S A

 Batı Avrupa ve dünyanın sayılı önemli devletlerinden biridir. Coğrafi konum itibarıyla bir altıgen biçiminde olup 3 tarafı denizlerle çevrilidir. Kuzeybatıda Manş Denizi, Batıda Atlas Okyanusu ve Vizkaya Körfezi ve Güneybatıda ise Akdeniz bulunur. Komşuları olarak Kuzeydoğuda Belçika ve Lüksemburg, Doğuda Almanya, İsviçre ve İtalya, Güneyde İspanya ve Andorra vardır. Altıgenin her köşesinden karşı köşeye uzunluğu1000 kilometre kadardır.

Eskiçağlarda Galya adı altında Kelt topraklarının bir bölümünü oluşturan Fransa'nın günümüzdeki adı Franklar ülkesi anlamında Latince Francia sözcüğünden gelmektedir. Bir German halkı olan Frankların, Batı Roma İmparatorluğunun çöküş dönemi olan 5. yüzyılda ele geçirdikleri bölge 9. yüzyılda ayrı bir devlete dönüşmüştür.

FRANSA'NIN KİMLİK KARTI

Yüzölçümü : 543965 Km 2. Başkent ve en büyük kenti : Paris ( 12 000 000 civarında ) Fransa nüfusu : 60 000 000 civarındadır. Nüfus yoğunluğu : Km 2 ye 110 kişi civarındadır. Nüfus dağılımı : Kentlerde % 74, kırsal kesimde % 26. Yıllık nüfus artış hızı : % 0,5. Resmi dli : Fransızca. Başlıca din : Hırıstiyanlık Katolik Mezhebi. Okuma yazma oranı : % 99. Üniversite sayısı : 72. Hastane yatak sayısı : 686854. Hekim sayısı : 177746. Ortalama ömür süresi : 77. Bebek ölüm oranı : Binde 7.5. GSMH : 1 191 Milyar dolar, kişi başına ulusal gelir : 21080 dolar. Yönetimi : CumhuriyetYasama gücü : Parlamento (Millet Meclisi ve Senato)

P A R İ S : Fransa ' nın başkenti olan Paris Fransa ' nın kuzey kesiminde; Sen nehrinin her iki kenarında nehrin Manş denizine döküldüğü noktadan 145 kilometre içeride yer alır. Nüfusu 12 milyon civarındadır. Fransa ' nın ve dünyanın en önemli iş, kültür, eğitim, sanat, moda ve turizm merkezlerinden biri olan bu kentte ocak ayı sıcaklık ortalaması 3, temmuz ayı sıcaklık ortalaması 19 derece olup, yıllık yağış ortalaması 585 mm. dir. Milattan önce 250 - 200 yılları arasında Galyalılardan Parisli halkının Sen nehri üzerindeki bir adaya (Ile de la Cite) kurulan balıkçı köyünün çekirdeğini oluşturduğu Paris milattan önce 52 de Jül Sezar komutasındaki Romalılar tarafından alınıp Romalılar döneminde ve Orta Çağın başlangıcında bölgesel bir merkeze dönüştü. 987 yılında Hugues Capet ' in fransa kralı olmasından sonra, Paris kenti Capet sülalesi döneminde yavaş yavaş başkent özelliklerini kazanmaya başladı. Sık sık ayaklanan, 1355 - 1358 yılları arasında Etienne Marcel ' in önderliğinde bağımsız bir komün olmayı başaran kent halkı, 1789 yılında ünlü Bastille kalesini yerle bir ederek Fransız Devrimini başlattı. 1830 ve 1848 devrimleri sırasında da önemli bir rol oynayan kent, 1870 Fransız Alman Savaşi onuruna 1871 yılında kuşatılıp 4 ay süreyle Fransa ' nın yenilmeyi kabul etmesine kadar kuşatmaya direnmeyi başardı. Alman birliklerinin çıkarılmasından sonra kısa bir süre için Paris Komününün kurulduğu şehir 1. Dünya Savaşında Alman işgalinden kurtuılmayı başardı ise de 2. Dünya Savaşı sırasında Alman işgalinde kaldı. 1968 yılında şehirde çok şiddetli öğrenci ayaklanmaları oldu.

Günümüzde hergün 1 milyon kişi çevre banliyölerden hergün Paris'e gidip gelmektedır.Ülkedeki bankaların % 65 inin merkezi Paris'tedir. Merkez kesimdeki sanayi tesisleri genellikle ailelerin yönetimindeki küçük sanayi tesisleridir : Parfüm, kürk, hazır giyim, mücevher, Dünya ölçeğindeki ünlü modaevleri; v.b. gibi. Ayrıca, merkez kesimde basımcılık ve yayıncılık da önemli ölçüde gelişmiştir.Ağır sanayilerse, banliyölerde toplanmıştır:Otomotiv sanayisi, takım tezgahları yapımı, demiryolu araç gereçleri yapımı, elektrikli ve elektronik gereçler yapımı, yapı sanayisi, v.b. Bununla birlikte, başlıca gelir kaynağını turizm oluşturur. Kentin simgesi haline gelmiş başlıca anıtların arasında 1889 Dünya Fuarı için yapılmış olan Eyfel kulesi, Zafer Takı, Louis !4. döneminden kalma Invalides, 1150 de kurulmuş olan Sorbonne Üniversitesinin bulunduğu Quartier Latin, 20. yüzyıl başında, öncü sanatçıların toplandıkları Montparnasse semtindeki eski yapılar Ile de la Cite adasındaki Notre Dame de Paris Katedrali, Louvre Sarayı, Tuillerie Sarayı ve Bahçeleri, Sanatçılar semti Montmartre ' daki Sacre Coeur Bazilikası, Napolyon'un zaferleri anısına Vendome meydanına dikilmiş sütun, v.b. sayılabilir.                                                                   

PARİS VE CİVARINDA GÖRÜLEBİLECEK BELLİBAŞLI YERLER             

CHAMPS ELYSEES BULVARI : Paris'in en önemli bulvarlarından biri olup Etoile ve CorcordeMeydanlarını birbirine bağlar. Rond Point adlı bir çeşme ile ikiye ayrılır. 80 metre genişliğindeolan bu cadde üzeride Paris'in en şık butik, pasaj ve Cafeleri bulunmasının yanı sıra Fransa Cumhurbaşkanı ikametgahı olan Elysee Sarayı ve Grand ile Petit Palais müzeleri bulunmaktadır. EIFFEL KULESİ : 1887 - 1889 yıllarında kurulduğundan bu yana Eiffel (Eyfel) Kulesi her zaman Paris'in sembolü olmuştur. 320 metre yüksekliğinde olan bu kule Fransız mimarı Gustave Eiffel tarafından Paris fuarı için inşa edilmiştir.

SAINT - MICHEL MEYDANI VE QUARTIER LATIN : Paris'in en tanınmış meydanlarından olan Saint -Michel Meydanı çeşmesiyle ünlü olup Paris'in öğrenci semti olan Quartier Latin'de bulunmaktadır. Aynı zamanda bu bölge değişik ülkelerin mutfaklarının restoranlarıyla da ünlüdür.

NOTRE - DAME KİLİSESİ : Notre - Dame 'ın Kambur'u öyküsü ve filmi ile de tanınmış olan bu kilise hristiyan dünyasının baş yapıtlarından biri olup 1163 yılında inşa edilip 1841 -1864 yılları arasında bugünkü görünümüne kavuşmuştur. Bu kilise Gotik mimarinin en önemli ve ilk eserlerinden biridir.

OPERA MEYDANI VE BİNASI : Paris Operası 1861 yılında Charles Garnier tarafından yapılmıştır. Paris'in bu ilk Operası, sahnesinde aynı anda 450 oyuncu bulundurabilme kapasitesi ile en büyül lirik tiyatro olma özelliğine sahip bulunmaktadır. muhteşem zengin bir dekorasyon ve mimariye sahip olan, aynı zamanda müzik ve dans akademisi de olan bu bina, hayata ve sanata dair tüm tutkuların ve güzelliklerin müzik ve dansla dile getirildiği sihirli mitolojik bir sanat abidesidir.

BASTILLE MEYDANI : 15. Louis tarafından önemli kişileri cezalandırmak amacıyla bir hapishane olarak kullanılan Bastille, o dönemlerde monarşinin sembolü idi. 14 Temmuz 1789 yılında Fransız Devrimi sırasında bu kale hapishane Paris'liler tarafından işgal edilerek yıkılmıştır. 200 yıl sonra Mimar Corlos Ott tarafından yeniden inşa edilen bina, Paris Operası olarak hizmete girmiştir.

LE LOUVRE MÜZESİ : Dünyanın en zengin ve büyük 3 müzesinden biri olan Louvre, bahçeleri ve binası ile 40 hektarlık bir alana yayılmaktadır. 1204 yılında Philippe Auguste tarafından kraliyet şatosu olarak yapılmış, 1. François'dan itibaren 19. yüzyıla kadar sürekli yenilenmiştir. Böylece 4 yüzyılın değişik mimari özelliklerini taşıyan bu muhteşem binada milattan önce 3. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar yapılmış en önemli sanat eserlerini görmek mümkündür.

ORSAY MÜZESİ : 1900 yılında Victor Laloux tarafında demiryollarının Orleans hattında kullanılmak üzere yapılan bu gar 1939 yılında bölgeye elektrik getirilmesi sırasında Sen nehrinin bu kıyısının yeterli ölçülere sahip olmaması nedeniyle kapatılmıştır. 1977 yılında garın müze olarak kullanılmasına karar verilerek yeniden restore edilip 1987 yılında da hizmete girmiştir. Bu bina 50 000 metre karelik bir alana yayılmaktadır.

VERSAILLES SARAYI : 14. Louis, ayaklanan Paris'lilerden uzakta kalarak soylu kesim üzerindeki kontrolünü sağlamak amacıyla ikamet ve hükümeti buraya taşımak suretiyle yeni bir site oldu.

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

MEB LINKLERI
Okul Web ve E-posta Hizmetleri Yönetim Panelleri
Eğitimle İlgili İçeriklere http://www.egitim.gov.tr Adresinden Erişebilirsiniz
Yüz Temel Eser
Yüz Türk Edebiyatçısı
İnternet Radro TV
SAAT

ATATÜRK
MEB HABER
Anket
Hangi Sınıfta Olmak İsterdiniz
6/A
6/B
6/C
6/D
6/E
[Sonuçlar]

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=